mehmetankdemir 的个人资料http://mehmetdemir.blogc...照片日志列表更多 工具 帮助
 

   

 

 
              Image Hosted by ImageShack.us--   ---
       
            
 
                Image Hosted by ImageShack.us        
                   
        
 
     
 
    
 

 

 Click to join mehmetdemir
Click to join mehmetdemir

     
    
    
    
    
    
    
    
    
 

 
 
 
Image Hosted by ImageShack.us
 
 
 
 
 
ZİYARETİN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM
 
请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

BENM DİĞER YARIMSIN ARTIK YANLIZSIN BU ŞEHİR SENSİZ DÜŞMAN BANA SEN BENİM KARANLIĞIMSIN

  
    

-----------------------------------------CENGİZHAN 52--------------------------------------------------------------------
       
 

   

Ben miyim karanlıklar içinde , yoksa karanlık mı benim içimde ? Güneşi mi kaybettim yoksa güneş mi unuttu doğmayı ?

Gecenin sessizliği mi çınlayan kulağımdaki yoksa sensizliğin içindeki sessizlik mi çığlık çığlığa bağıran?Ben miyim çıldıran yoksa sensizlik mi beni benden alan?Kelimeler mi yetmiyor anlatmaya yoksa ben miyim sevgimi anlatamayan sana?

Her Lafa Verilecek Bir Cevabım Vardır Önce Lafa Bakarım Laf mı Diye Sonra Söyleyene Bakarım Adammı Diye

üç kuruşluk adama beş kuruşluk değer
10 月 25 日
5 月 18 日
mana yolcusu发表:

 

Alıntı

Konuşulan konu FİLİSTİNE DUA KAMPANYASI
FİLİSTİNE DUA KAMPANYASI
Ev sahibi: MANA YOLCUSU
Tarih ve saat: 30 Aralık 2008 Salı saat 19:45
Bu etkinliği Windows Live'da göster

 

 

 

 

 

 

  

1 月 7 日

 

8 月 27 日

 

8 月 26 日
 

Mehmet - For more funny videos, click here
8 月 24 日
5 月 8 日
5 月 5 日
 

للغه الأنجليزيه English
http://www.islam-guide.com
للغه الفرنسيه French
http://www.islam-guide.com/f

للغه الأيطاليه Italy
http://www.islam-guide.com/it
للغه الأسبانية Spanish
http://www.islam-guide.com/es
للغه الصينيه China
http://www.islam-guide.com/cs /
للغه اليابانيه Japan
http://www.islam-guide.com/jp /
للغه الالمانيه Germany
http://www.islam-guide.com/de /

موقع الكتاب على الانترنت هو :
http://www.islam-guide.com

وهذا الكتاب على هيئة بي دي اف بشكل الكتاب الاصلي :
http://www.islam-guide.com/islam-guide.pdf
5 月 5 日
 
 
hz ALİ birgün RESULALLAH TAN sünnetini sorar..
efendimiz s.a.v. derki:
marifet,sermayemdir
akıl,dinimin aslıdır
sevgi benim temelimdir
özlem,bineğimdir
Allahı anma,yoldaşımdır
güven,hazinemdir
hüzün,arkadaşımdır
ilim,silahımdır
sabır,kalkanımdır
hoşnutluk,ganimetimdir
yoksulluk,övüncümdür
züht,mesleğimdir
kesin inanç,gücümdür
doğruluk,şefaatçimdir
itaat,soyumdur
cihad,ahlakımdır
NAMAZ,GÖZÜMÜN NURUDUR
.................
sevmiyorum;sevdiklerimi üzeni,
değerlerime saygı göstermeyeni,
verilen sözleri tutmayanı,
insanları üzeni,
kendini sadece çıkarını düşünen bencilleri,
kin tutanları.
Vatanım dinim ve ailem en kutsalımdır
ZARAR VERENE ZARAR VERİRİM..
Yaradandan dolayı yaratılanı severim
kardeşlik sevgi ve adalet
yeryüzünden hiç eksik olmasınn!!
 


 
 

                                   

dünya benim olsa sana bağışlamam

çünki fani.....

senin için Cennetten başkasına razı olmam 

çünki ebedi...

HADİ OZAMAN BİRAZ GAYRET

GÖSTERDE KAZANALIM....!!!

(CENNETİ)

                                    

                                                                                                                                                                                                                                          

                                                                                                                                                                                        

5 月 2 日
View Raw Image" jquery1208948822716="14">
4 月 23 日
View Raw Image" href="http://s3.tinypic.com/2jbutsy.jpg" name="+905555910888
View Raw Image"> 
HADİ DURMAYIN ACELE EDİN ÖLÜM VAR
4 月 23 日
Yaşam dalına sıkıca asılmak, dostuna sahip çıkmak, hayatta neyin önemli olduğunu keşfetmek için sakın geç kalma!
İnsanlar gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanları severler, gitmeleriyle kendilerini yalnız bırakanlara aşık olurlar.
Bir gün sıcaklığı ile ısınabileceğin bir dost bulursan seni kovsa da yanından ayrılma. Eğer soğukluğu ile sana esiyorsa, sana sarılsa da bırak onu üşümek istemiyorsan.
Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez. Bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurumun kenarındayken bile gülümseyeceksin.
Dostlarınla öyle yaşa ki düşman olduğunda hakkında söyleyecek sözleri olmasın. Düşmanlarınla öyle yaşa ki dost olduğunda yüzün kızarmasın. Hayatın en güzel anı her şeyden vazgeçtiğiniz zaman sizi hayata bağlayan biri olduğunu düşündüğünüz andır.
Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar. En uzun yolculuklar bir adımla başlar. Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.
Değer verdiğin insan sana değer vermiyorsa, bırak kendi değeriyle kalsın. Hayatta neyin önemli olduğunu keşfetmek için bir felaket beklememek gerekir. Dostlar ırmak gibidir. Kiminin suyu az, kiminin çok... Kiminde ellerin ıslanır yalnızca, kiminde ruhun yıkanır boydan boya.
Gülmek için mutluluğu beklersen tebessüm bile edemeden ölürsün.
Karamsar olmak zor değil. Zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşagı gibi gülümseyebilmektir.
Yiğit dedigin kimse güreşte rakibini yenen kimse değildir, asıl yiğit kızdığı zaman öfkesini yenen kimsedir.
En büyük zaferimiz düşmemek değil, düştüğümüz zaman ayağa kalkmamızdır.
4 月 23 日
DAHA KUR'AN NE DESİN?

Ey İnsan... Yaşıyorken hem de Kur'an çağında,
Çırpınıp duruyorsun cehalet batağında,
Kalbin katı, gözün kör, başın kibir dağında,
Kur'an sana gel diyor bak bendedir adresin,
Ey şerefli mahlukat daha Kur'an ne desin?
Özgürce seçmen için iki yoldan birini,
Apaçık bildiriyor bütün ayetlerini,
Ya Peygamber, ya şeytan... seç diyor rehberini,
Öyle seçki sırattan rüzgar gibi geçesin,
İlle şeytan diyorsan daha Kuran ne desin?
Ya cennet bahçesidir, ya ateştir o mezar,
Mekan var mı dünyada öyle derin öyle dar?
Hiç bir şey yakın değil insana ölüm kadar,
Diyor ki hesabı var aldığın her nefesin,
Mesajlar konuşuyorken daha Kur'an ne desin?
Malın, mülkün, şöhretin, dünyada her şeyin var,
Ya dünyadan Rabbine götürecek neyin var?
Bana yeter diyorsan şu üç günlük itibar,
Bir başka gün vardır ki, çok çetindir bilesin,
Bunlar masal diyorsan daha Kur'an ne desin?
Ayet diyor ki; eğer dağa inseydi kur'an!
Paramparça olurdu dağ Allah korkusundan,
Hangi insan duyup ta ibret almaz ki bundan?
Sanki bir dağ yanında ne kadarda cücesin,
Haddini bilmen için daha Kur'an ne desin?
O münezzeh ruhundan ruh vermekle insana,
Erişilmez bir şeref bahşetti Allah sana,
Ne kadar sevildiğini burdan anlasana,
Sanki taparcasına kendine kul kölesin,
Nefsini put yapana daha Kur'an ne desin?
Bir gün var ki çok yakın, dağların yürüdüğü,
Göklerin güneşi önünde sürüdüğü,
Kainatı toy dumanın bürüdüğü,
Kıyamet senaryosu, oyun değil bilesin,
Hala ürpermiyorsan daha Kuran ne desin?
O büyük mahkemede bütün diller susacak,
Konuşacak bu defa, göz, kulak, el, bacak,
Uzuvlar birer birer haramları kusacak,
Açılacak önünde defterleri herkesin,
Kendine gelmen için daha Kur'an ne desin?
O gün!.. buyruk verenler, buyruğa baş eğecek,
Cehennem öfkesinden köpürüp kükreyecek,
Ve.. doydun mu deyince daha yok mu diyecek!
Yandıkça o deriler değişecek bilesin,
Hala secde yok ise daha Kur'an ne desin?
Gör ki dünya!.. Sırtında nice insan taşıyor,
Kimi yaşarken ölmüş, kimi ölmüş yaşıyor,
Kimi arş-ı alaya dolu dizgin koşuyor,
Diyor ki; İşte cennet! Gayret et ki giresin,
Ey!.. Şerefli varlık, daha Kur'an ne desin?
"yakup çalık"
4 月 23 日
 
dua lütfen okuyun
AZ KALDI...!!


Ey sözü hak olan Allah’ımız!

Sen ki, “bana dua edin duanızı kabul edeyim” diye buyurdun,

Ey Rabbimiz, sana dua ediyoruz ve senden diliyoruz,

Ey Rabbimiz, sana dua ediyoruz ve senden diliyoruz,

Ey ellerin sadece kendisine kaldırıldığı Allah’ım,

Ey sadece kendisine secde edilen Allah’ım,

Ey sadece kendisinin önünde eğildiğimiz ve sadece kendisine rüku edilen Allah’ım,

Ey mü’minlerin sadece kendisine boyun eğdiği Yüce Allah’ım,

Ey Allah’ım bizim üzerimizden şu kuşatmayı kaldır,

Başımızdaki şu büyük musibeti kaldır,

Bu kuşatmayı üzerimizden kaldır ve bizi ondan kurtar,

Ey sözü hak olan Allah’ım,

Sen Yüce Kitabında: “Allah, kâfirlere mü'minlerin aleyhine bir yol vermeyecektir” diye buyurdun.

Ey Rabbimiz, biz sana güveniyor ve sözünü tasdik ediyoruz.

Biz inanıyoruz ki sen, dostlarının aleyhine düşmanlarına yol vermeyeceksin.

Mü’minlerin aleyhine Yahudilere yol vermeyeceksin.

Mücahitlerin aleyhine münâfıklara yol vermeyeceksin,

Ey Rabbimiz, dostlarının aleyhine düşmanlarına yol verme

Ey Rabbimiz, dostlarının aleyhine düşmanlarına yol verme

Ey Allah’ım, Biz sana sığındık. Senin Kitabına yapıştık.

Allah’ım sen bizi zillete düşürmezsin.

Biz senin kitabına ve peygamberinin sünnetine yapıştık.

Ey Allah’ım, gençlerimize, çocuklarımıza, yaşlılarımıza, kadınlarımıza merhamet eyle,

Sadece senden diliyor ve sadece sana sığınıyoruz.

Ey sözü hak olan Allah’ım,

Sen ki kitabında Peygamberin İbrahim’in diliyle: “Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur” diye buyurdun.

Biz hastalandığımız zaman bizim hastalarımıza şifa verecek olan da sensin.

Ey Allah’ım, çocuklarımızdan, kadınlarımızdan, yaşlılarımızdan nice hastalarımız var. Onlara şifa ver.

Bu hastalarımız tedavi görmek için yola çıkmaktan alıkonuyorlar. Kendilerine ilaç verilmesine engel olunuyor.

Şimdi elektrikleri de kesildi ve yattıkları hastaneler bile hizmet veremez oldu.

Allah’ım hastalarımıza şifa ver. Ey Rabbimiz, şifa veren sensin.

Ey Allah’ım, biz senin Sevgili Peygamberini seviyoruz.

Ona olan sevgimizin bereketiyle dualarımızı kabul eyle

Kuran-ı Kerim’in ve Mescidi Aksa’nın bereketiyle dualarımızı kabul eyle.

Ellerimizi sana açtık, dualarımızı sana yöneltiyoruz.

Ey yaratılanların yaratıcısı, mülkün sahibi, din gününün sahibi

Ey Allah’ım, üzerimizden şu kuşatmayı kaldırmanı diliyoruz.

Ey Allah’ım bu kuşatmayı üzerimizden kaldır

Ey Allah’ım bu kuşatmayı üzerimizden kaldır

Önderimiz bize: “İstediğin zaman Allah’tan iste. Yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile” diye buyurdu.

İşte biz de senden istiyoruz.

Senin bizim dışımızda daha pek çok kulların var, ey Allah’ım,

Ama bizim Senden başka Rabbimiz yok.

Sana dua etmezsek kime dua edebiliriz, Senden dilemezsek kimden dileyebiliriz?

Ey, güzel olanı açığa çıkaran ve çirkin olanı gizleyen Rabbim!

Yanılgılardan dolayı hesaba çekmeyen, en güzel muameleyle muamele eden, Lütfu geniş olan, rahmetini gönderen, her inayetin sahibi, her şikâyetin kendisine iletileceği Rabbimiz,

Keremi bol, ihsanı geniş olan,

Ey Rabbimiz, ey Mevlâmız, dileklerimizi kendisine ilettiğimiz ilahımız,

Üzerimizden kuşatmayı kaldırmanı diliyoruz,

Hastalarımıza şifa vermeni diliyoruz

Mücahitlerimizi korumanı diliyoruz.

Ey Allah’ım, mücahitlerimizi koru.

Ey Allah’ım, gençlerimizi, yaşlılarımızı, kadınlarımızı, çocuklarımızı koru.

Ey kitab’ı indiren, bulutları yürüten, küfür gruplarını hezimete uğratan, hesabı hızlı olan Allah’ım,

Senin kitabından sapanları hezimete uğrat,

Ey Allah’ım, Senin dostlarına, salih kullarına, Peygamberinin yolundan gidenlere yardım et.

Ey Allah’ın Yahudileri ve mü’minlere karşı onların yanında yer alanları sana havale ediyoruz..

Onları, kâfirlerden geri çevrilmeyecek olan şiddetli cezana maruz eyle

Ey Allah’ım, onlara karşı ilahi gücünü ve kudretini bize göster.

Küfür askerlerini, Firavun’u ve Semud’u helake uğratan Allah’ım!

Yahudileri ve mü’minlere karşı onlara dost olanları sana havale ediyoruz.

Ey duaları işiten Allah’ım,

Gençlerimize, çocuklarımıza, kadınlarımıza ve yaşlılarımıza merhamet eyle,

Ellerimizi sana açtık, sana yöneldik ve sana dua ediyoruz.

Ey Allah’ım, sen ilahımızsın, yücesin, halimsin,

Ey Allah’ım, sen ihlasla sana yönelen elleri boş çevirmezsin,

Ey Allah’ım Filistin ellerini sana açtı,

Ey Musa’yı kurtaran Rabbimiz!

Ey Muhammed’i kurtaran Rabbimiz!

Bizi de zalimler topluluğundan kurtar,

Bizi de zalimler topluluğundan kurtar,

Bizi de zalimler topluluğundan kurtar,

Ey Allah’ım bize kötülük ve fenalık düşünenlerin planlarını kendilerine çevir.

Onları kendi dertleriyle meşgul eyle.

Ey Allah’ım, bizi uyumayan gözlerinle koru.

Ey, gözlerin kendisini görmediği, yaratıkların kendisine ulaşamadığı, hiç kimsenin kendisini vasfedemediği, hiçbir şeyin kendisini değiştiremeyeceği, hiçbir şeyin kendisini korkutamayacağı, bütün incelikleri bilen, suların damlalarının, ağaçlarının yapraklarının sayısını bilen, üzerine gün doğan her şeyin sayısını bilen Yüce Allah’ım!

Bizi şu içinde bulunduğumuz durumdan kurtar, bize bir kurtuluş kapısı göster.

Ey Rabbimiz, ey Allah’ımız, ey Rahman, ey Rahim, ey göklerin ve yerin düzenini koruyan,

Ey istekte bulunulanların en hayırlısı, Dua edilmesini emreden ve duaya icabet edeceğini bildiren,

Bizim de duamızı kabul eyle....

__________________
ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMEDİN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED
4 月 22 日
ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN
 mehmet demir 
4 月 13 日


 http://www.quranexplorer.com/quran/ 
Bin damla umut serpilsin yüreğimize,
Bin tatlı mutluluk dolsun günlerimize,
Bin bir hayalimiz gerçekle buluşsun,
Mutluluklar hep bizimle olsun,
Umutlarımız gerçek,gerçeklerimiz mutluluk,olsun,
Mutluluklarımız ise sonsuz olsun,ALLAH yar ve yardımcımız olsun.
ALLAH a emanet olun.
4 月 13 日
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Başınıza şu yedi şey gelmeden güzel işler yapmakta acele ediniz: Kişiyi unutturucu kılan fakirlik, azdıran zenginlik, bozan hastalık, bunaklık derecesinde yaşlılık, âniden gelen ölüm, beklenenlerin en kötüsü deccâl ve hepsinden daha şiddetli ve acı olan kıyamet."
Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.
4 月 5 日
2009/8/12

+90 555 591 0 888

 

 
 
 
 
 
 
         bi786.gif          
 
 animation2.gif 
 
 
Duadan bıkkınlık göstermeyiniz.
Çünkü dua ile beraber olan hiç kimse helak olmamıştır.
 
 
DUA
Dua iki şekilde tecelli eder:
ya bizi korkutan şeyi ortadan kaldırır.
Yahut da onu yenmemiz için bize güç
ve cesaret verir.
 
 
SABIR
Bedende baş ne ise,
imanda da sabır aynıdır.
Başssız beden olmayacağı gibi,
sabırsız da iman olmaz.
 
 
SABIR
Her söz için doğruluk,
her doğruluk için iş,
her iş için de sabır gerekir.
 
ŞÜKÜR
Şükrü eda edilen az bir mal,
şükrüne takat getirilmeyen
çok maldan daha hayırlıdır.
ŞÜKÜR
Şükür; gönlünün,
nimeti veren Allah'u Teala'ya
tam bağlı olmasıdır.
NEFİS
İsyanınız nefsinize,
itaatiniz Rabbinize olsun.
NEFİS
Nefsine dizgin vur ve bin,
aksi halde o sana yüklenir.
ÜMİT
Güçlük kolaylıkla beraberdir,
kendine gel, ümidi bırakma!
 Akıllı insan bilir ki,
ölümün arkasında bile daha
güçlü bir hayat beklemektedir.
ÜMİT
Akıllı ve uyanık olun;
sizi ümitsizliğe götüren hadiseler,
saadete de götürebilir.
HAKKI TAVSİYE
Başkasına iyiyi, doğruyu söylemek.
Allah'ın emir
ve yasalarını insanlara
tavsiye etmek.
Bu, müslümanın önemli
bir prensibidir.
"Âsr'a yemin olsun ki insan gerçekten
 ziyan içindedir.
Bundan ancak iman edip
salih ameller işleyenler,
birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye
 edenler müstesnadır"
(el-Asr, 103/1-3).
İnsan, kendisini yaratan yüce Allah'ın
emirlerini yerine getirmek
ve yasaklarından kaçınmakla mükelleftir.
Kişi bu emir ve yasaklar karşısında birinci
derecede kendi nefsinden sorumludur.
Ancak insanın "nemelâzımcılık" ruhuyla
ve "bana dokunmayan yılan bin sene yaşasın
" zihniyetiyle bu ilahî emir ve yasakları
sadece kendi nefsinde yaşayıp,
diğer insanların bunları uygulayıp
uygulamamalarına seyirci kalması
İslâm'a göre câiz değildir. Aksine
bu emirlerin, başta aile fertleri olmak üzere
diğer insanlar arasında da tatbik
edilmesine var gücüyle çalışması
ve yasakların işlenmesine
engel olması gerekir.
Bunu yaptığı takdirde ancak
âyet-i kerimede belirtilen hakkı tavsiye
görevini yerine getirmiş sayılır.
Bu âyetler dehşetli bir tehdidi
ihtiva etmektedir.
Zira Cenâb-ı Allah,
bütün insanların ziyan ve zararda olduğunu
ve bu zarardan kurtulmanın
zikredilen dört şeye bağlı olduğunu
 hükmetmiştir ki bunlardan birisi de
başkasına hakkı tavsiye etmektir.
Yani insan sadece kendi
nefsiyle yetinmemeli, aynı zamanda
başkasını dinî vecibeleri
yerine getirmeye davet etmeli,
ona nasihat etmeli, emr-i bi'lma'ruf
nehy-i ani'l-münker görevini
 yerine getirmeli ve kendi nefsi için
sevdiğini başkası için de sevmelidir.
Böylece başkasının da Allah'a itaat
etmesine vesile olur ki
din ehlinin yapması gereken de budur.
Bundan dolayı Cenab-ı Allah:
 "Ey iman edenler!
Kendinizi ve ehlinizi öyle bir
 ateşten koruyun ki onun yakıtı
 insanlarla taşlardır
" (et-Tahrîm, 66/6) buyurulmuştur.
Buna göre hakkı tavsiye etmek,
dine ait ilim ve ameli tümüyle kapsamaktadır
(Fahruddin er-Razî) Mefâtihu'l-gayb, (90-91).
"Hakk" kelimesi "batıl"ın zıddıdır.
 Genellikle bu,
iki manada kullanılır: Birincisi,
doğruya, adalete uygun ve gerçek sözdür.
 İster akidevî iman ile ilgili olsun,
ister dünyevî meseleler hakkında olsun aynıdır.
 İkincisi, insanın, yerine getirmesi
 gerekli olan haktır.
O, Allah'ın hakkı, insanların
hakkı veya nefsinin hakkı olabilir.
Hak kelimeyi tavsiye etmenin anlamı,
 mü'minlerden oluşan toplumun,
 hakka karşı batılın yayılmasına seyirci
kalmayacak kadâr duyarlı olmasıdır.
 Bu gibi toplumlarda ne zaman
ve nerede batıl baş kaldırsa,
hak kelimesini söyleyenler
seslerini yükseltmelidirler.
Toplumda her fert sadece kendisi, hakkı,
doğruluğu ve adaleti yerine getirmekle kalmamalı,
aynı zamanda bunu başkalarına da tavsiye etmelidir.
Bir toplumu ahlâkî düşüş ve çöküşten korumak
ancak bu şekilde mümkün olur.
Eğer toplumda bu ruh yoksa
toplum hüsrandan kurtulamaz.
 Şahsî olarak hakk üzerinde bulunanlar,
toplumun bozulmasına seyirci
kalmaları sonucu
kendileri de hakk üzere kalamazlar,
hüsrandan kurtulamazlar.
 Bu nedenle Maide sûresinde
Hz. Davud ve Hz. İsa diliyle
 İsrail oğullarına lanet edilmiştir.
Bu lanetin sebebi, o dönemde
Yahudi toplumunda yaygın olan
 günah işlemek ve zulüm yapmaktan
birbirlerini alıkoymamalarıydı.
(El-Mâide, 5/78-79). Ayrıca İsrailoğullarının
 cumartesi yasağını
açıkça çiğneyerek balık tutmayla başladıkları,
bu nedenle de onlara azap indirildiği,
bu azaptan ancak günahı önlemek için çaba
sarfedenlerin kurtulduğu açıklanmıştır
 (el-A'râf 7/163-166). Aynı husus
Enfâl suresinde de açıklanmıştır.
"Azabı, sadece günah işleyenlerle
kalmayacak fitneden sakının"(el-Enfâl, 8/25).
 Bundan dolayı emr-i bi'l ma'ruf ve
nehy-i ani'l münker İslâm ümmetine
 farz kılınmıştır (Alu İmrân 3/104).
 Bu farizayı yerine getiren ümmete
hayırlı ümmet (Alu İmran 3/110) denilmiştir
(Mevdudî, Tefhimu'l-Kur'an (Türkçe tercem'e),  (225).
Peygamber efendimiz (s.a.s.)'e bir adam gelerek
"Ya Rasûlüllah! En faziletli cihad hangisidir diye sordu.
 Rasûlullah (s.a.s.), "zâlim bir yöneticinin
karşısında hakk kelimeyi söylemektir"
şeklinde cevap verdi (Ahmed b. Hanbel,  3j4).
Müslümanların birbirine hakkı
tavsiye etmeleri bir zarurettir.
Çünkü hakka sarılmak zordur.
Hakkı engelleyen pek çok husus vardır.
Nefsin arzuları, menfaatlar, toplumun düşünceleri,
azgınların zulmü, karanlık düşünceler
ve zâlimlerin adaletsizliği bunlar arasındadır.
 Hakkı birbirine tavsiye etmek,
birbirine hatırlatıp teşvik etmek,
 gaye ve hedef birliğini dile getirip emanet
ve mesuliyette ortak olduğunu belirtmektir.
 Bu gibi hususlar kişisel gayeleri birleştirerek
aynı hedefe yöneltir.
Çünkü birlikte çalışıp güçlenmelerini sağlar,
 bekleyen herkese kendisinden başka da onun
bekçilerinin bulunduğunu anlatarak onlara tavsiye etmeyi,
onları teşvik etmeyi sağlar.
Onlarla birlikte olmak kendisini mahcub etmez,
sevindirir. Hakkın kendisi olan bu din ise,
birbirine bağlı, birbirini destekleyen,
birbiriyle yardımlaşan ve birbirlerine
tavsiyelerde bulunan
bir topluluğun bekçiliği altında
ancak gerçekleşebilir.
Birbirine nasihat edip
hakkı tavsiye etmek,
kötülüklerin önlenmesinde
son derece önemli olduğu için
Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadis-i şerifte
üç defa tekrarlayarak
 " din nasihattır" (nasihattan ibarettir)
 demişlerdir (Müslim, İman, 95).
 
 www.kanal-7.com
 
 
 
 
 
                                                                                                                                              
 

Yalan ve Yalancı Şahitlik

    Dinimiz İslam, en şerefli varlık olarak yaratılan
insandan yaratılış gayesine uygun,
 kendisine yakışan davranışlar sergilemesini istemiş
ve bu konuda değişmez kurallar koymuştur.
 İşte bu kuralların en önemlilerinden birisi de dinimizin
kesinlikle yasakladığı yalan söylemek
ve yalancı şahitlik yapmaktır.
Yalan söylemek, karşıdaki insanı aldatmak maksadıyla
gerçeğe uymayan sözleri söylemektir.
 Yalancılık münafıklığın alametidir.
Yalancı şahitlik de, kişinin hakimin
huzurunda haklıyı haksız,
 haksızı haklı çıkarmaya çalışmasıdır.
Bu çok büyük bir vebaldir.
Çünkü yalancı şahitlik,
Allah’a şirk koşmadan sonra gelen,
büyük günahlardan birisidir.
    İnsanlar arasındaki ilişkiler sevgi,
saygı ve güvene dayanır.
Doğruluğun olmadığı yerde huzur,
sükun ve mutluluktan söz edilemez.
Yalanın yaygınlaştığı toplumdan iftiralar,
düşmanlıklar ve anlaşmazlıklar eksik olmaz.
 Güven,sevgi ve saygı duyguları yerini kuşku,
kin ve düşmanlığa bırakır.
Yüce Rabbimiz Hac Suresi 30.ayette:
“…Yalan sözden sakının.” buyurmuştur.
 Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde:
 “Doğruluktan ayrılmayın,
 çünkü doğruluk iyiliğe, hayra götürür.
Kişi doğru söyleyip doğruluğu araştırdıkça
Allah katında sıddık olarak yazılır.
Yalandan sakının, çünkü yalan kötülüğe götürür.
Şüphesiz kötülük de cehenneme götürür.
Kişi yalan söyledikçe ve yalancılık yaptıkça,
 nihayet Allah katında yalancı olarak yazılır.
” buyurmaktadır.
    Bir Müslüman kendi aleyhine bile olsa yalandan,
 özellikle yalan yere şahitlikten kaçınmalı,
daima doğru bildiğini söylemelidir.
Bu husus Furkan Suresi 72.ayette:
“Onlar ki yalan şahitlik etmezler,
boş ve kötü lakırdıya rastladıkları
 vakit şerefli (insanlar) olarak
(ondan yüz çevirip) geçerler.
” şeklinde anlatılmaktadır.
    Sözüne özüne güvenilmeyen bir insanla,
dostluk ve ilişki kurulamaz.
Meşru bir mazeret bulunmadıkça
verdiği sözde
durmayan kişinin toplum içerisindeki
saygınlığı zedelenir,
dostlarının sayısı azalır, işi ve sosyal
 ilişkileri bozulur.
Eğer bizler hem Allah’ın rızasını
kazanmak, 
 hem de insanlar arasında itibar
görmek istiyorsak,
özümüz sözümüze uymalı,
doğru konuşmalı ve dürüst
hareket etmeliyiz.
Aleyhimize olsa bile nefsimizi doğru
söylemeye alıştırmalı,
 çocuklarımıza, aile fertlerimize
ve çevremize
hakikati konuşmanın büyük bir
fazilet olduğunu öğretmeliyiz.
    
Hz. Peygamber (s.a.v)’in şu hadisini
kendimize düstur edinmeliyiz:
 “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol.”
                                                                                                                                                             

 


üzülme küçüğüm

 Bir an gelirki vakt-i icabet geldi zannedersin..

 ve güller açar gülşeninde..

 Ardından zamanın reddi şamar şamar iner yüzüne..

Şaşırırsın yıkılırsın, burkulursun,

acılar düğümlenir boğazına yutkunursun,

 birkaç göz yaşından teselli arar belki bulursun.

Vefasızdır hayat anlarsın maddeyi silersin...

gönül ummanlarından manaya yönelirsin

 lakin meddeci yürekler gerilir önüne..

incinirsin yıpranırsın ne çare!...

Hayat bu imtahan.. ve sen bir kulsun

KÜÇÜĞÜM..

Sınanırsın

Denenirsin

Elenirsin

Bilenirsin

Belki yanar demir gibi tam tavına gelirsin...

Bitti dersin herşey bitti..

gizli gizli inlersin..

nazar eden her bakıştan merhamet dilenirsin...

Sevgiye muhtaçtır gönlün,

açtır sevgiye yüreğin ama sevgi

kanadından vurulmuştur bilmezsin...

Ne ferhat kalmıştır artık nede ona yanan şirin...

bir damla sevgi uğruna yanarken yüreğin,

sevgi saçan Leylalardan da darbeni yersin..

Bundan ibarettir hayat söyledim ya

 denenirsin bilenirsin...

Dayan bebeğim dayan çiçeğim...

İncinmesin idealin..

Unutma ki nur yolunun muhteşem ordusunda

 sende yılmaz bir nefersin..

Varsın anlamayı versin seni üç beş aklı selim..

Değilmisin sen ümmeti o övülmüş Peygamberin...

Himmet kanadı altında yaşıyorken seçkin pirin,

seni vurmaması lazım bir kaç meselenin...

Hem değilmi seni seven, kendini sana sevdiren,

tüm günahlarına rağmen libası aşk-ı giydiren,

cürmünü görmezden gelip muhabbetine erdiren bir

Rahmanın bir Gufranın bir Subhanın eserisin...

Olsun çiçeğim..

Dayan biraz.. Eyle Rabbine niyaz..

belki ihtar belki ikaz göz yaşıyla çektiklerin...

Şu ebediyyet yolunun yolcusu!...

O Zaten seninle kah ilerde kah geride..

 takılma Sen sebeplere...

Menzilin olsun hayalin...

 “Allah dedi ki: "Bu, doğrulara,
 doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür.
Onlar için, içinde ebedi kalacakları,
altından ırmaklar akan cennetler vardır.
Allah onlardan razı oldu,
onlar da O'ndan razı olmuşlardır.
İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
"” (Maide Suresi, 119)


“Şeytanların kimlere inmekte

olduklarını size haber vereyim mi?

Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,'

günaha düşkün olan her yalancıya inerler.”

 (Şuara Suresi, 221-222)

 
“İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: “Doğrusu,
Allah, size gerçek olan va'di va'detti,
 ben de size vaadde bulundum,
 fakat size yalan söyledim…”
(İbrahim Suresi, 22)

 

NAMAZ ruha nur demek
İMANA sur demek

şeytana DUR demek

mekana uğur demek

temizlenen KİR demek

ALLAH'I zikir demek

 

NAMAZ kulun miracı


derdimizin ilacı

İMANIN asıl gücü

kulun başının tacı

yarının tek güvenci

ahiretin kazancı

meleklerin sevinci
 
                        

NAMAZ en güzel inci
müslümanlığın başı

kabirde can yoldaşı

kulun ekmeği aşı

mazlumun sabır taşı

namaz kulun gözyaşı

mü'minin asıl işi

ahiretin güneşi

kurtulur kılan kişi

     

NAMAZ fazilet demek
kullara nimet demek

borç demek zimmet demek

ALLAH'dan himmet demek

   

NAMAZ bereket demek
sonsuz merhamet demek

sırat ve cennet demek

ALLAH'tan rahmet demek

  

NAMAZ dinin direği
kul olmanın gereği

RABBİMİZİN dileği

MÜ'MİNİN geleçeği

günahların küreği

arındırır yüreği

ahiretde giyeceği

 

NAMAZ cennet çiceği
kabrimizin kandili

cennet bağının gülü

ibadetin makbulü

şemsiyendir din günü

dertlerin huzur anı

sevapların dergahı

NAMAZ huzur yolu
namazda sevap dolu

NAMAZ cana can demek
RABBİNE eman demek

eksilmez iman demek

en ülvi zaman demek

huzur daki an demek

cennetdeki saray demek

okunan KUR'AN demek

aşk içinde yanmak demek

kirden arınmak demek

şerden korunmak demek

rabbe görünmek demek

hakka sığınmak demek

cennete konmak demek

rahmete bürünmek demek
nurla yıkanmak demek

dertden barınmak demek

NAMAZ lütufdur bize


NAMAZ gökten inen nur bize

<            

 

.
.

 


Gönül çalamazsan aşkın sazını,
ne perdeye dokun ne teli incit
Eğer çekemezsen gülün nazını,
ne dikene dokun ne gülü incit
Bekle dost kapısın sadık dost isen,
gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda sahrasında mecnun değilsen,
ne leyla'yı çağır ne çölü incit
Rızaya razı ol hakka kailsen,
ara bul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen,
ne yolcuyu eğle ne yolu incit



 
Click for Full Size View

2005/11/26

ÖLÜMM

 

bismillah_2.jpg 

اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı (KUR'AN)‎ oku ve namaz‎ k‎Il. Muhakkak ki, namaz, hayâsı‎zlı‎ktan ve kِötülükten alı‎koyar. Allah'ı‎ anmak elbette (ibadetlerin) en büyüًğüdür. Allah yaptı‎kları‎n‎ız‎ı bilir.

 ANKEBÜT SÜRESİ 45

Image hosting by
PhotobucketImage hosting by Photobucket

043.jpg 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
 
 
 
 
   
 
 
 
 
  
 
 
; . bi786.gif 
 
animation2.gif 
 
 
http://www.quranexplorer.com/quran/ 
 
  AMİN
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us
     
 
 
           
ÖLÜM
                                                            
Ölüm anılınca sakın ürperme!
Aman! Bunun da sırası mı deme
Belki çok gençsin, ölümü sevmezsin,
 Ama kadere boyun eğeceksin
Bak! Yerin altında nice gençler var
Sözlüler, nişanlılar, evliler var.     
Canlıların ortak kaderidir bu,
 Değişmeyen ilâhi kanundur bu.
Bütün canlılar ölümü tadacak,
Ölüm meleği canları alacak.
Sonra; teneşir, kefen, tabut derken…
İnsan kendini mezarda bulacak.
Ölümü yasaklayan kanunlar çıksa,
Bütün ülkeler bunu onaylasa,
Kanunlar, kararlar beş para etmez,
İlâhi kanuna karşı gelinmez.
Kim olursan ol sen de öleceksin,
O bembeyaz kefeni giyeceksin.
 Benim diyen yiğitler yeraltında,
 Ölümü tattı sultan Süleyman da.
İnsana, cinlere emir verirdi,
Kuşun, karıncanın dilin bilirdi.
Nice Lokmanlar, hekimler öldüler,
Onlar da karanlık kabre girdiler.
Ya Rab! Kimse kalmıyor bu dünyada,
En üst makamlarda oturanlar da..
Her gün Minâreden salâ verilir,
Filan öldü diye haber verilir.
Yakında bizim salâmızda verilir,
filan bugün öldü denilir.
Bir bir gidiyor dost ve ahbaplar
Hayal değil, birer gerçektir bunlar.
Bizim de kapanacak gözlerimiz,
Bizim de bağlanacak alt çenemiz.
Ruhsuz bedenimiz yerde yatacak,
Dostlar ürperip karşıdan bakacak.
Sararıp solacak güzel yüzümüz,
Konuşmaz olacak güzel dilimiz.
 Ah kardeş! Ne hale gelecek insan,
Cenaze adını alacak insan.
Gelin dostlar gelin! Tevbe edelim,
Ne olur! Günahları terk edelim.
Başımızı örtelim kapanalım,
Nefsimizi, çevremizi aşalım.
Namazımızı düzenli kılalım,
Ne olur! Ölümü unutmayalım..
Ölüm yatağına yattığın zaman,
Hayattan ümidin kestiğin zaman, 
Bomboş geçen ömrün için yanarsın,
Ah!... Ah!... diyerek ciğerin yakarsın.
Dünyanın son ışıkları sönerken,
Son ümitlerin bir bir tükenirken,
Ürkek ürkek etrafına bakarsın,
“Dünyaya aldandım!” diye ağlarsın.
Sayılı nefeslerin tükenirken,
Hararetten ciğerlerin yanarken,
Gözünden mânevi perdeler kalkar,
     Melekler, ruhlar görünmeye başlar.
O anda amel defterin dürülür,
Günahın, sevabın tek tek görülür.
Sevapların nur gibi ışık saçar,
Günahların kapkara dehşet saçar.
O an şeytan imânına saldırır,
İmânın zayıfsa, seni aldatır.
Son nefeste, son imtihan olur,
Mü’mine, melekler yardımcı olur.
Kalbinde var ise gerçek imânın,
Korkma! Aldatamaz seni şeytanın.
Azrâil uzaklardan belirince,
Korkup ürperirsin, O’nu görünce.
Aklın gider, acı canına vurur,
O anda âşıklar Cânân’ı bulur.
Kazanıp kaybettiğin belli olur,
Yerin ya Cennet ya Cehennem olur.
Azrâil alınca tatlı canımız, 
Solar yüzümüz, donar kanımız.
Yıkıldı hayaller, bitti dünyamız!
Yalan dünyaya biz de aldanmışız.
Kim olursan ol, sonun bu olacak,
Ünvanın adın cenâze olacak.
Makamın, rütben geçersiz olacak,
Bütün servetin ellere kalacak. 
Yardım et Allah’ım! Son nefesimde,
Seni zikredeyim, her nefesimde.
Kulum de yeter! Sana kul olayım
Dilersen yolunda kurban olayım.
Beni sen yarattın, başka Rabbim yok  
                                                                                                                            
 
Amel Defteri

İnsanın dünya hayatında yaptığı iyi ve kötü bütün işlerin sözlerin kayıt edildiği defter. Bu defter sesli bir film misali insanın her türlü hâl ve hareketini, konuşmalarını zapt eden bir defterdir. Bu kayıt ve zabıtlarla insan ahirette hesaba çekilecek, bu defter insanın leh veya aleyhinde bir şahid olacaktır. Kur'an'da "kitab" olarak zikredilmektedir .

Dünya hayatında devamlı olarak insanla beraber bulunan ve onun yaptıklarını kaydeden melekler vardır. Kur'an-ı Kerîm bu melekler hakkında şöyle buyurur:

"...Halbuki üzerinizde gözetleyici melekler var, şerefli yazıcı (melekler). Her ne yaparsanız bilirler" (el-Infitâr, 82/10-12). "O, (Insan) her ne söz söylerse muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır"  

Amel defterine insanın yaptıklarını yazan meleklere Hafaza* (Hâfıza) melekleri veya Kirâmen Kâtibîn * (Şerefli Yazıcılar) yahut "Rakîb Atîd" denmiştir.

Her insana, kendi amel defteri, Ahiret gününde verilecek ve insan kendi yaptıklarını orada bizzat görüp okuyacaktır. Defterleri sağl tarafından verilen kimseler Cennetlik bahtiyarlar, sol tarafından veya arkasından verilen kimseler ise Cehennemlik bedbahtlar olacaklardır. Bahtiyarların hesabı ya çok basit geçecek veya onlar hiç hesaba çekilmeyecek; bedbahtlar ise çok çetin bir hesapla karşılaşacaklardır. Kur'an-ı Kerîm bu hususta da şöyle buyurur:

"....Işte o vakit kitabı (amel defteri sağl eline verilmiş olan kimse der ki: ‚Gelin kitabımı okuyun. Çünkü ben hesabıma ulaşacağımı (hesaba çekileceğimi) zannetmiştim!. Artık o hoşnut bir hayatta yüksek bir Cennet'tedir " (el-Hâkka, 69/19-22). "Kitabı sol eline verilmiş olan ise, der ki: ‚Eyvah, keşke kitabım bana verilmeseydi... Hesabının da ne olduğunu bilmeseydim!... Tutun onu hemen bağlayın onu, sonra Cehennem'e atın onu..."(el-Hâkka, 69/25-27, 30-31).

Insan, kendi amel defterinde hayatının bütün teferruatını görünce hayret edecek ve Kur'an'ın tabiriyle şöyle diyecek "Eyvah bize, bu deftere ne olmuş, küçük büyük bırakmayıp hepsini toplamış... " (el-Kehf, 18/49).

Amel defteri insanın dünya hayatındaki kendi yaptıkları ameller doğrultusunda doldurulduğuna, insan da iradeye sahip olduğuna göre amel defterının iyi veya kötü şeyleri ihtiva etmesinde insanın kendisi etkilidir. "Iman edecek salih amel işleyenlerin amelleri zâyi' olmaz. Biz onu yazmaktayız. " (el-Enbiyâ, 21/94). Bu hususta başkasını suçlamasına mahâl yoktur. Arzu edilir ki o defter yüz ağartıcı sahifelerle dolu olsun. Yüzümüzün akı olacak salih ameller, o defteri süsleyecek olanlardır. Bu da ancak Allah'ın dinini yeryüzünde hakim kılmak, bu dini yaşamak ve Allah Resulu'nün gösterdiği yoldan gitmekle elde edilir.  

 
 
Fani Dünya
Türlü türlü meyve verir
Fani dünya, fani dünya
Ruha hak'tan nuru gelir
Fani dünya, fani dünya
Yaşam sınav, karmaşa ki
Karanlıkta koşan hani
Hayat fani, servet fani
Fani dünya, fani dünya
Sevgi denen nesne odur
Asıl sevgi Hak'ka olur
Fani sevgi bil ki sondur
Fani dünya, fani dünya
Allah adın zikreyleyen
Dört boyutu gözle gören
Allah için kulu seven
Fani dünya, fani dünya
Bugün varsın, yarın hiç yok
Komşun açken bak karnın tok
Şu bilgiyi kafana sok
Fani dünya, fani dünya
 
 
 

http://grup.mynet.com/gruplar/info/kurankerim

 

http://users2.smartgb.com/g/g.php?a=s&i=g20-02825-af

 
2005/11/19

DUA'LAR

 MSN ADRESİMMSN ADRESİM

 

 

besmele.gif

animation2.gif  

 

"Allahım! Bana imanda mutlak itaati bağışla ki, dünyada mutlak isyan içinde olmayayım!"
Ya Evvel, dilimi kalbimin önüne koy ki, kalbimden geçmeyenleri dilime değdirmeyeyim.
Ya Ahir, kalbimi dilimin ardında tut ki, dilime gelenleri kalbimden kaçırmayayım.
Ya Zahir, göründüğüm hali öyle eyle ki olduğumdan fazla görünmeyeyim.
Ya Batın, olduğum hali öyle eyle ki göründüğümden az olmayayım.
"YASAMIM,ÖLÜMÜM VE İBADETLERİM
ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH İÇİNDİR

 
   

 

 
 

DİNLE EY KIZIM

Bu nasihatleri dinlersen şayet

İyilik emreder yüzlerce ayet

Söylediğim söze kendim riayet

Etmezsem dinleme beni ey kızım

Küçüğe sevgidir, büyüğe saygı

Mevla’m bize vermiş ne güzel duygu

Sözümü dinlersen çekmezsin kaygı

Kendinden büyüğü daim say kızım

Kulaktır sözleri işiten duyan

Hayrı dinlemektir sana da uyan

Benim bu sözlerim çok açık ayan

Nasihati iyi dinle duy kızım

Kıyar mıyım senin bir tek teline

Dayanamam kor bassalar diline

Ne yapayım buda böyle biline

Namazın yoksa haline vay kızım

Evlatların seni alıkoymasın

Dünya’ya meyledip ayak kaymasın

Duyan yeter, duymayanlar duymasın

İnandığın hakkı haykır, yay kızım

Her işinde Allah rızası gözet

Nefsini ıslah et, halini düzelt

Belalara karşı bolca dua et

Sabrı İlahi bir görev say kızım

Davet et takvaya, takvalı yaşa

Şeytanı uzak tut, geçirme başa

Seni de taptırır paraya haşa

Fakirin hakkını ayrı koy kızım

Bu günün işini yarına atma

Akşamla, yatsıyı kılmadan yatma

Ebedi hayatı dünyaya satma

Bu sözden kendine çıkar pay kızım

Çok çeşitli nice yollar yapmışlar

Kendi yaptıkları puta tapmışlar

Dalalete düşüp yoldan sapmışlar

Ehlibeyt yolundan ayrılma kızım

Sen üstüne düşen vazifeni yap

Bil ki yaptığını görür Yüce Rab

Çok ibadet ile olsan da harap

Bahane arayıp sıyrılma kızım

Hayat imtihandır zorda kalsan da

Hatta çoğu yerde haklı olsan da

Her ne kadar sende aciz kulsan da

Hiçbir zaman yalan uydurma kızım

Kur’an'ın emri var, haramdır gıybet

Zan ile gıybete aman dikkat et

Babanın sözünü dinlersen şayet

Kimsenin gıybetin eyleme kızım

Kulluk için gönderildik dünyaya

İyilik yap hiç kaçmadan riya’ya

Üç gün için tamah edip paraya

Kalp kırıp kötü söz söyleme kızım

Sırdaşın olsun ki, sırrını paylaş

Samimi kimseyi eyle arkadaş

Boş durma daima nefisle savaş

Namerde derdini söyleme kızım

Dostunu iyi seç, kıymetin bilsin

Sen ona, o sana canını versin

Dostluğun şartını ilk başta dersin

Hakka düşmanı dost edinme kızım

Babanın sözünü dinlersen eğer

Kazanırsın Allah indinde değer

Mehmet’te kızını severmiş meğer

İtiraf edeyim sende duy kızım


Mehmet DEMİRER

SUNAN:-

Mehmet DEMİR


 

GELİN KENDİMİZİ DEĞİŞTİRELİM
Evvela nefisten başla ıslaha

Varmaya yüzün olsun Felah’a

Belki de çıkmayız yarın sabaha

Gelin kendimizi değiştirelim
Takvalı insana sözüm yok elbet

Muhataplarına asıl bu davet

Şeytanın sözüne etme icabet

Gelin kendimizi değiştirelim


Yalanı, gıybeti bırak kardeşim

Ölü eti ile yok senin işin

Musalla taşına varmadan başın

Gelin kendimizi değiştirelim
Gizli şirk pusuda bizi bekliyor

Cahilleri listesine ekliyor

Alimi görünce hemen tekliyor

Gelin kendimizi değiştirelim
İlk önce kendinde ara kusuru

İnsan bu nefsinin olur esiri

Olsun istiyorsan sözün tesiri

Gelin kendimizi değiştirelim
Hasedi kalbinden söküp atmalı

Gece Namaz’ından sonra yatmalı

Yatmadan önce de tövbe etmeli

Gelin kendimizi değiştirelim
Nimetin şükrü’nü bırakmayalım

Emanet edilen sır saklayalım

Haramla, zina’ya hiç bakmayalım

Gelin kendimizi değiştirelim
İçimizde kin ve nefret kalmasın

Bölgemizde bizden takva olmasın

Şeytan bizi kendine dost bilmesin

Gelin kendimizi değiştirelim
Mümin çevresine ilim yaymalı

Ehlibeyt bizimle gurur duymalı

Yaşantımız Peygambere uymalı

Gelin kendimizi değiştirelim
Evimizde helal lokma yenmeli

Bizim için emin insan denmeli

Öksüz’ ün, yetimin yaşı dinmeli

Gelin kendimizi değiştirelim
Benim bu sözlerim dostlarım size

Söz geçirmek için biz nefsimize

Ölüm anı henüz gelmeden bize

Gelin kendimizi değiştirelim
Aşık Mehmet diyor lafta kalmasın

İcraat olsun ki boş söz olmasın

Allah bilsin bilmeyenler bilmesin

Gelin kendimizi değiştirelim

 EY NEFSİM
Ey nefsim, kendi gerçeğinle yüzleşmeye hazır mısın?
Hesaptan önce hesap vermeye ne dersin?
Halkın sevgisini ararken, Allah’ın nefretinden emin misin?
Kendine karşı sadakatini kaybetme...
Elest bezmindeki ahd-ü misakını unutma...
Ey kendi başına buyruk nefsim!
Sevdaların, korkuların, kaygıların?!
Evet biraz açar mısın?
Kalp ritmini zorlayan heyecanlarından bahsetsene!
Hangi limana demir attın?
Göze gireyim derken, gözden düştüğünün farkında değilsin...
Övünmek ve saygınlık kazanmak için bu ne hırs?
Kendini beğenen nefsim şöyle demen gerekmiyor mu?
“RABBİM BENİ BANA BEĞENDİRME.
”Bilmediklerine “ben bilirim” demekten vazgeçmeyecek misin?
Hala “bilmiyorum” demeyi bir nakısa olarak mı göreceksin?
NEFSİM!
Kitab’a karşı neden soğuksun?
Namaza neden ağırsın?
Kardeşlerine niçin mesafelisin?
Aktüaliteye meraklı, Ahiret’e duyarsızsın...
Hangi kulvarda geziniyorsun?
Başını almış nereye gidiyorsun?
Ne zaman samimi olacaksın...
Riya ile kendine zulmetme...
Toplum içinde kıldığın namaz ile yalnız iken kıldığın namaz arasındaki farkı nasıl izah edeceksin?
Nefsim! Rabb’imin “Feveylun” dediğini duymuş olman lazım...
Namazında kendine yazık etme...riya bulaşan namaz başına bela olmasın...
Okuduğun Kur-an sana zulmetmesin...
Nice Kur-an okuyanlar var ki, Kur-an onlara lanet eder.Bunu biliyorsun.
Ey kendine zulmeden nefsim!
Günah işlemekte ne kadar cesursun...Ateşe dayanma gücünü nerden alıyorsun?
Nefsim ebedi ve ezeli düşmanına, şeytana açık veriyorsun...Düşmanını küçümsüyorsun...
Nefsim!
Niçin susuyorsun?
Çünkü suçlusun...Haydi itiraf et...Dönsene...Gel tevbeye...
Ey nefsim hala kendini temize çıkarmaya devam edecek misin?
Oysa Hz. Yusuf Nebi şöyle diyordu: “Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.”
Yusuf’un yapmadığı tezkiyeyi yapıyorsun.
Bak dinle Kur-an ne diyor:
“Nefislerinize tezkiye etmeyiniz.” (Necm- 32)
Ey nefsim!
Kendini güvende mi hissediyorsun?
Oysa Hz. Muhammed (s.a.v), kızı Fatıma’ya güvence vermemişti...
“Kızım Fatıma nefsini ateşten koru, kıyamet günü senin için elimden bir şey gelmez.”
Yoksa kimsenin bilmediği güvencelerin mi var?
Hz. Muhammed’in kızına vermediği garantiyi sana veren mi var?
Nefsim topraktan geldiğini unutmuş gibisin...Azrail ile randevunu erteledin mi yoksa?
Ey yaşam hırsı ile sersem hırsım!
Hz. Muhammed’den geriye kalan neydi?
Nefsim!
Mutmain misin? Samimi misin?
Haydi rabbine dön!
Sen dönmek istemesende dönüş O’nadır...
Sen Rabb’inden?Rabb’in senden razımı?
Uyarıya muhtaç nefsim, kendini müstağni görme...
Yoksa samimiyetsizliğini gizlemek için mi samimiyet edebiyatı yapıyorsun.?
EY NEFSİM! HALİS OL Kİ, HALAS BULASIN!..
 
 

 

islami sohbet

pal.gif

pa.gif


PEYGAMBERİMİZ BUYURUYOR Kİ:
İçinizden biri eşiyle birleştiği vakit, Allahım lanetlik Şeytanı, bizden ve doğacak çocuklardan uzaklaştır, diye dua ederse lanetlik Şeytan doğan çocuğa ebediyyen zarar veremez.
- İBNÜ ABBAS -
SORU: Ey saadet bahçesinde Allahını unutmayan imanlı kişi!.. Sevgili Peygamberimizin hadisi şerifindeki dua kısmında açıklanan faydadan başka ne gibi menfaatlere kavuşacağını açıklar mısınız?
CEVAP: Temas anında besmele-i şerifle birlikte bu duayı okuyan bir müminin; sulbünden dünyaya gelecek olan çocuğun dinine, imanına şeytan zarar veremeyeceği
gibi, o anda yapılan cinst temas ta şeytanın her hangi bir müdahalesi olamayacaktır. Besmele-i şerifle birlikte bu dua, temastan biraz evvel okunmadığı takdirde şeytan hem doğan çocuğa ve hem de yapılan temasta büyük bir rol oynayacağı ifade edilmektedir.

Güzel kızım, unutma!..
Sâliha bir hanım olmak; incelik ister, fedâkarlık ister.
Gönlündeki deryâyı coşturup inciler devşirmek gerek. Sevmek gerek hanımlığı, anneliği Merhametli olmaya baş koymak, gönül tasınla bütün âleme serin, berrak bir yağmur olup kupkuru toprakları münbit hâle getirmek kolay değildir, elbet Hazret-i Âmine'lik rûhuna bürüneceksin önce Kimdir Âmine? Ne demektir Âminelik rûhu? Emâneti en iyi taşıyan demek. Hâmil olduğun yükün "emanet" olduğunu bilip, rûhun bu yük altında ezilecek, dokuz ay çile çekeceksin
Dilinden geçen zikri yüreğinde hissedeceksin ki, ardından insanlığa numûne olacak bir "sadaka-i câriye" bırakabilesin. Sonra Hazret-i Hacer olup teslimiyet bağrından zemzem akıtmak Yanacaksın, koşacaksın, ağlayıp O'na dayanacaksın ki, zemzemler fışkırsın, kurak yüreklerden
* * *
İki gözümün ışığı! İçinde, kıpırdanan yavrunu ilk hissettiğin andan itibaren bir merhamet kaplar hücrelerini... İşte o zaman Allâh'a şükredeceksin, Peygamberlerin en fârik vasfı olan "merhamet"ten sana da bir pay verildiği için Yavrucuğum, insanın en büyük ihtiyacı "rûh gıdası"dır. Onun ilk kıpırdanmalarına salevât-ı şerîfelerle karşılık vereceksin. Sen fark etmesen de o seni duyar ve hisseder. Öyleyse ilk duyduğu, Allâh'ın kelâmı, Peygamber Efendimiz'e sunmuş olduğun duân olsun.Dokuz aylık çile çabuk geçmez, geceleri yatamadığın zaman kıyâma dur ki, Rabbinin huzurunda durmayı öğrensin Gözyaşı dök ki, merhameti öğrensin, ümmet-i Muhammed'e duâ ve infâk et ki cömertliği öğrensin Ağzından haram lokma girmesin, yavrum! Helâl lokmayı tanısın ki, harama uzanmasın.Tatlı dilli ol ki, kötü konuşmasın.Secdelerini çoğalt ki, Rabbinin karşısında hiçlik ve tevâzuya bürünsün.Mahlûkata gönlünü aç ki, sevgiyi ve muhabbeti öğrensin Sancılar sana kıyâmetin dehşetini hatırlatır, belki. İşte o zaman anacığını anlayacaksın. İşte o zaman "cennetin anaların ayakları altında olduğunu" öğreneceksin. Dişlerin birbirine kenetlenince, ölümün varlığını tadacaksın.Yavrunu kucağına alınca, dünyanın "gurbet" olduğunu ve konuşmanın zevkini tatmak için bu dünyada bedel ödemek gerektiğini öğreneceksin. Ona sütünü, Yâsin-i Şerif'lerle verirken; dünyadaki en güzel şeyin, insanlara "Allâh için kendinden koparıp vermek" olduğunu hissedeceksin.Geceleri herkes uyurken, onun seni ağlayarak çağırmasına zevkle koşup gideceksin. İşte o ân, Rabbini de gerçek mânâda sevdiğinde, teheccüde kalkmanın senin için bir yük olmadığını anlayacaksın. Onu hasta ve ateşler içinde görünce "hiçliğini" ve "çaresizliğini" görüp Allâh'a îmânın kat be kat artacak Ona sünnet-i seniyye ile yaşamayı öğret ki, Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e hayran olup, onu taklid etsin. Öğretmezsen ilerde kim olduğu belirsiz kimseleri taklide başlar, onlara hayran kalır, sen de mes'ul olursun.Onunla mübarek gün ve geceleri zevk ve heyecan içinde yaşa ki, gayr-i Müslimlere ve onların eğlencelerine hayran kalmasın. Bayramını bilip, gerçek bayramı olan kıyâmet sabahı için hazırlansın.Ona Kur'ân-ı Kerim'i çok iyi anlatmalısın. Her bir sûre, onun gönlüne iniyormuş gibi hissetsin ki, yaşantısıyla "canlı bir Kur'ân" olsun. Hâfızlığı sevdir, ona âşık olsun ki, dilinde şarkı-türkü olmasın. Boş satırların hamalı olmasın Kur'ân-ı Kerîm kültürüyle aydınlanırsa iki dünyası da pürnûr olur.İşte o zaman, tıpkı şimdi benim olduğu gibi seni de kabirde nûrdan taçlarla taçlandırıp cennet elbiseleriyle nûrlandırırlar Hedefini unutma kızım, hedefin sâliha bir hanım, sâliha bir ana olmaktır.
Annen ALINTI

gulan001.gif

dmoo3.gif

gulan001.gif

Bin damla umut serpilsin yüreğimize,
Bin tatlı mutluluk dolsun günlerimize,
Bin bir hayalimiz gerçekle buluşsun,
Mutluluklar hep bizimle olsun,
Umutlarımız gerçek,gerçeklerimiz mutluluk,olsun,
Mutluluklarımız ise sonsuz olsun,
ALLAH yar ve yardımcımız olsun.
ALLAH a emanet olun.