mehmetankdemir's profilehttp://mehmetdemir.blogc...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
ZİYARETİN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
11/26/2005 ÖLÜMM
ANKEBÜT SÜRESİ 45
Amel Defteri İnsanın dünya hayatında yaptığı iyi ve kötü bütün işlerin sözlerin kayıt edildiği defter. Bu defter sesli bir film misali insanın her türlü hâl ve hareketini, konuşmalarını zapt eden bir defterdir. Bu kayıt ve zabıtlarla insan ahirette hesaba çekilecek, bu defter insanın leh veya aleyhinde bir şahid olacaktır. Kur'an'da "kitab" olarak zikredilmektedir .
Dünya hayatında devamlı olarak insanla beraber bulunan ve onun yaptıklarını kaydeden melekler vardır. Kur'an-ı Kerîm bu melekler hakkında şöyle buyurur:
"...Halbuki üzerinizde gözetleyici melekler var, şerefli yazıcı (melekler). Her ne yaparsanız bilirler" (el-Infitâr, 82/10-12). "O, (Insan) her ne söz söylerse muhakkak yanında hazır bir gözcü vardır" Amel defterine insanın yaptıklarını yazan meleklere Hafaza* (Hâfıza) melekleri veya Kirâmen Kâtibîn * (Şerefli Yazıcılar) yahut "Rakîb Atîd" denmiştir.
Her insana, kendi amel defteri, Ahiret gününde verilecek ve insan kendi yaptıklarını orada bizzat görüp okuyacaktır. Defterleri sağl tarafından verilen kimseler Cennetlik bahtiyarlar, sol tarafından veya arkasından verilen kimseler ise Cehennemlik bedbahtlar olacaklardır. Bahtiyarların hesabı ya çok basit geçecek veya onlar hiç hesaba çekilmeyecek; bedbahtlar ise çok çetin bir hesapla karşılaşacaklardır. Kur'an-ı Kerîm bu hususta da şöyle buyurur:
"....Işte o vakit kitabı (amel defteri sağl eline verilmiş olan kimse der ki: ‚Gelin kitabımı okuyun. Çünkü ben hesabıma ulaşacağımı (hesaba çekileceğimi) zannetmiştim!. Artık o hoşnut bir hayatta yüksek bir Cennet'tedir " (el-Hâkka, 69/19-22). "Kitabı sol eline verilmiş olan ise, der ki: ‚Eyvah, keşke kitabım bana verilmeseydi... Hesabının da ne olduğunu bilmeseydim!... Tutun onu hemen bağlayın onu, sonra Cehennem'e atın onu..."(el-Hâkka, 69/25-27, 30-31).
Insan, kendi amel defterinde hayatının bütün teferruatını görünce hayret edecek ve Kur'an'ın tabiriyle şöyle diyecek "Eyvah bize, bu deftere ne olmuş, küçük büyük bırakmayıp hepsini toplamış... " (el-Kehf, 18/49).
Amel defteri insanın dünya hayatındaki kendi yaptıkları ameller doğrultusunda doldurulduğuna, insan da iradeye sahip olduğuna göre amel defterının iyi veya kötü şeyleri ihtiva etmesinde insanın kendisi etkilidir. "Iman edecek salih amel işleyenlerin amelleri zâyi' olmaz. Biz onu yazmaktayız. " (el-Enbiyâ, 21/94). Bu hususta başkasını suçlamasına mahâl yoktur. Arzu edilir ki o defter yüz ağartıcı sahifelerle dolu olsun. Yüzümüzün akı olacak salih ameller, o defteri süsleyecek olanlardır. Bu da ancak Allah'ın dinini yeryüzünde hakim kılmak, bu dini yaşamak ve Allah Resulu'nün gösterdiği yoldan gitmekle elde edilir. Fani Dünya
Türlü türlü meyve verir
Fani dünya, fani dünya Ruha hak'tan nuru gelir Fani dünya, fani dünya Yaşam sınav, karmaşa ki
Karanlıkta koşan hani Hayat fani, servet fani Fani dünya, fani dünya Sevgi denen nesne odur
Asıl sevgi Hak'ka olur Fani sevgi bil ki sondur Fani dünya, fani dünya Allah adın zikreyleyen
Dört boyutu gözle gören Allah için kulu seven Fani dünya, fani dünya Bugün varsın, yarın hiç yok
Komşun açken bak karnın tok Şu bilgiyi kafana sok Fani dünya, fani dünya ![]() http://grup.mynet.com/gruplar/info/kurankerimhttp://users2.smartgb.com/g/g.php?a=s&i=g20-02825-af11/19/2005 DUA'LAR
![]() ![]() ![]() GELİN KENDİMİZİ DEĞİŞTİRELİM Varmaya yüzün olsun Felah’a Belki de çıkmayız yarın sabaha Gelin kendimizi değiştirelim Muhataplarına asıl bu davet Şeytanın sözüne etme icabet Gelin kendimizi değiştirelim
Ölü eti ile yok senin işin Musalla taşına varmadan başın Gelin kendimizi değiştirelim Cahilleri listesine ekliyor Alimi görünce hemen tekliyor Gelin kendimizi değiştirelim İnsan bu nefsinin olur esiri Olsun istiyorsan sözün tesiri Gelin kendimizi değiştirelim Gece Namaz’ından sonra yatmalı Yatmadan önce de tövbe etmeli Gelin kendimizi değiştirelim Emanet edilen sır saklayalım Haramla, zina’ya hiç bakmayalım Gelin kendimizi değiştirelim Bölgemizde bizden takva olmasın Şeytan bizi kendine dost bilmesin Gelin kendimizi değiştirelim Ehlibeyt bizimle gurur duymalı Yaşantımız Peygambere uymalı Gelin kendimizi değiştirelim Bizim için emin insan denmeli Öksüz’ ün, yetimin yaşı dinmeli Gelin kendimizi değiştirelim Söz geçirmek için biz nefsimize Ölüm anı henüz gelmeden bize Gelin kendimizi değiştirelim İcraat olsun ki boş söz olmasın Allah bilsin bilmeyenler bilmesin Gelin kendimizi değiştirelim EY NEFSİM
Ey nefsim, kendi gerçeğinle yüzleşmeye hazır mısın? Hesaptan önce hesap vermeye ne dersin?
Halkın sevgisini ararken, Allah’ın nefretinden emin misin?
Kendine karşı sadakatini kaybetme... Elest bezmindeki ahd-ü misakını unutma... Ey kendi başına buyruk nefsim! Sevdaların, korkuların, kaygıların?! Evet biraz açar mısın?
Kalp ritmini zorlayan heyecanlarından bahsetsene!
Hangi limana demir attın?
Göze gireyim derken, gözden düştüğünün farkında değilsin... Övünmek ve saygınlık kazanmak için bu ne hırs?
Kendini beğenen nefsim şöyle demen gerekmiyor mu?
“RABBİM BENİ BANA BEĞENDİRME. ”Bilmediklerine “ben bilirim” demekten vazgeçmeyecek misin?
Hala “bilmiyorum” demeyi bir nakısa olarak mı göreceksin?
NEFSİM! Kitab’a karşı neden soğuksun? Namaza neden ağırsın?
Kardeşlerine niçin mesafelisin?
Aktüaliteye meraklı, Ahiret’e duyarsızsın...
Hangi kulvarda geziniyorsun?
Başını almış nereye gidiyorsun?
Ne zaman samimi olacaksın... Riya ile kendine zulmetme...
Toplum içinde kıldığın namaz ile yalnız iken kıldığın namaz arasındaki farkı nasıl izah edeceksin?
Nefsim! Rabb’imin “Feveylun” dediğini duymuş olman lazım... Namazında kendine yazık etme...riya bulaşan namaz başına bela olmasın...
Okuduğun Kur-an sana zulmetmesin... Nice Kur-an okuyanlar var ki, Kur-an onlara lanet eder.Bunu biliyorsun.
Ey kendine zulmeden nefsim! Günah işlemekte ne kadar cesursun...Ateşe dayanma gücünü nerden alıyorsun? Nefsim ebedi ve ezeli düşmanına, şeytana açık veriyorsun...Düşmanını küçümsüyorsun... Nefsim! Niçin susuyorsun? Çünkü suçlusun...Haydi itiraf et...Dönsene...Gel tevbeye...
Ey nefsim hala kendini temize çıkarmaya devam edecek misin? Oysa Hz. Yusuf Nebi şöyle diyordu: “Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.”
Yusuf’un yapmadığı tezkiyeyi yapıyorsun. Bak dinle Kur-an ne diyor: “Nefislerinize tezkiye etmeyiniz.” (Necm- 32) Ey nefsim! Kendini güvende mi hissediyorsun? Oysa Hz. Muhammed (s.a.v), kızı Fatıma’ya güvence vermemişti...
“Kızım Fatıma nefsini ateşten koru, kıyamet günü senin için elimden bir şey gelmez.” Yoksa kimsenin bilmediği güvencelerin mi var? Hz. Muhammed’in kızına vermediği garantiyi sana veren mi var? Nefsim topraktan geldiğini unutmuş gibisin...Azrail ile randevunu erteledin mi yoksa?
Ey yaşam hırsı ile sersem hırsım! Hz. Muhammed’den geriye kalan neydi? Nefsim! Mutmain misin? Samimi misin? Haydi rabbine dön! Sen dönmek istemesende dönüş O’nadır...
Sen Rabb’inden?Rabb’in senden razımı?
Uyarıya muhtaç nefsim, kendini müstağni görme... Yoksa samimiyetsizliğini gizlemek için mi samimiyet edebiyatı yapıyorsun.?
EY NEFSİM! HALİS OL Kİ, HALAS BULASIN!.. ![]()
![]()
Güzel kızım, unutma!..
Bin damla umut serpilsin yüreğimize,
![]()
| ![]() http://mehmetdemir.blogcu.com MEHMET DEMİR +90 555 591 0 888
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|